Dj'liğin Tarihçesi

1906   yılında,  "Reginald   Fessenden"  tarihteki  ilk  radyo  yayınını  gerçekleştirmiş.

1910  yılında,  radyolarda  hem  live  hem de  stüdyo kayıtlarının sunumu şeklinde yayınlar yapılmaya  başlanmış. Radyoların  ilk yıllarında,  komedi  ve dram temalı radyo tiyatroları, haber, müzik ve spor röportajları gibi programlar yer almış.

1920  yılında,  içerisine  para  atılınca  istediğiniz  plağı çalabildiğiniz bir tür jetonlu müzik kutusu  olan “Jukebox”çıkınca,  dans  edilen   ve  içki de içilen  mekan  sayısı  artmaya başlamış.

1927 yılında, İngiliz "BBC" radyosunda çalışan "Christopher Stone" ilk radyo sunucusu ve programcısı olmuş.

1934   yılı;   halen  gramofon   plaklarının da   çalındığı   bu   dönemde  Amerikalı  bir radyo    sunucusu     olan   "Walter    Winchell"    o    dönem    sanayiinde    disc   olarak   adlandırılan   plaklardan  esinlenerek  kendilerine  discjockey  şeklinde  hitab  edilmesini  istemiş,  daha  sonraları  ise  daha da  kısaltılarak  radyo  sunucularına Dj/Deejay de denilir olmuş.

1943   yılında,   "Jimmy   Saville"   dünya'nın   ilk  dj.   dans   partisini    jazz   plaklar çalarak "Otley-İngiltere" de  yapmış. 1947 yılında ise, dünyanın çift pikap'ı aynı anda kullanarak   kesintisiz  müzik   yapan  ilk  dj'i  olmuş. Yine aynı yıl  efsane gece kulübü "Whiskey- a-go-go"  Paris-Fransa'da  açılmış  ve  dünya'nın ilk disco'su olarak kabul edilmiş.

1950  yılında,  Amerikan  radyo  dj'leri  tek  turntable  ile  çaldıkları  45'lik  plakların  şarkı aralarını   doldurmak   için   anonslar   yapmaya   başlamışlar.   Hatta   bazen   dans   edilen mekanlarda iki şarkı arasını doldurmak ve ritmi devam ettirmek için davul kullanılırmış.

1955 yılında, tanınmış amerikalı "sock hop" (tek ayak üzerinde sıçranarak yapılan bir  dans türü)  dj'i  "Bob  Casey" ilk çift pikap sistemini ve şarkı aralarında boşluk olmadan iki plağın   nasıl    çalındığını    dinleyicilere    tanıtmış.   İşte   bu    yıllardan    itibaren   PA (profesyonel   audio   sistemleri)'nin de   gelişmesiyle   birlikte   dj'lerin   şarkı seçimi ve bu şarkıları   daha  uyumlu   bir  şekilde   sunabilmeleri   müzik   listelerine girmeye aday olan şarkıların  kaderini  etkilediği  gibi  partilerdeki yiyecek  içecek satışlarını da olumlu yönde etkilemeye başlamış.

1960'lı   yılların   ortalarına  gelindiğinde,  Avrupa  ve  Amerika da  gece  kulübü   disco'lar  daha da     gelişmeye    devam  etmiş.   Ancak  1968 yılında,  önemli  dans   kulüplerinin cazibeleri  düşüşe geçmiş.   Amerikalı club dj'i  "Francis Grasso"  dans eden  kitlelere ritim  senkronizasyonunu  (beatmatching)  benimsettirdiğinde   New York'un popüler "Sanctuary"  gece kulübünde çalıyormuş. "Slip-cueing"  (turntable   platter'ı   çalışır   halde   iken   plağı   tutmak   ve   plağı   çalmak   istediğinizde serbest bırakma işlemi )  tekniğini de  bulan  ve  geliştiren  yine dj. "Francis Grosso" olmuş.  İşte  bu  teknik  kullanım  keşifleri de  sektörün  yeniden  canlanmasını sağlamış.

Dj'lik   olgusu   70'li   yılların   ilk   yarısında   hip  hop  tutkunlarının    yaşam   biçimi  haline  dönüşmeye   başlamış.  Bu  yıllarda   parlamaya   başlayan  disco  devrinin çoşkulu gecelerinde  dj'in yaptığı  ritmik  parça  değişimleri  dans  edenlerin  hayranlığını  kazandığı gibi  onların sabahlara kadar eğlenmelerinde büyük pay sahibi olmuş.

1973 yılında, Jamaika'lı Dj. Kool Herc tekniği ile hip  hop kültürünün vaftiz babası  olmuş.

1974 yılında, "Technics SL-1200"  turntable geliştirilmiş ve 1979 yılında  ise geçirdiği evrim sonucu SL-1200 MK2'ye dönüşmüş.

1976   yılında   Amerikalı   dj   ve   producer   "Walter  Gibbons"  ilk  remix'i    "Double exposure"un "Ten  percent" adlı  şarkısına yapmış  ve 1977  yılında da  12"/maxi-single  olarak   piyasaya   sunulmuş.   Aynı   yıl   hip hop  dj'i " Grand  Wizard  Theodore"  ise "Scratching"  (plağı   ileri  geri  hareket   ettirme   yoluyla  ortaya   çıkan   ses   efekti) tekniğini   yaratmış.  Yine  aynı  yıl, New York'lu   dj.  Tom  L.   Lewis  "B.P.M."  (bir   parçanın  1   dakika  içerisindeki   kick/vuruş sayısı) kavramını keşfetmiş ve tanıtmış.

1980'lerin ilk  yıllarında, New York dj'lerinden "Larry Levan" "Paradise Garage"  adlı  gece klübünde kendine özgü stili ve mixingleri ile tanınmış.

1981  yılında,   kablolu   yayın   ile    "MTV"   müzik   kanalı da   hayata   geçti   ve   Vj (televizyon dj'liği)de  böylece  başlamış oldu.

1982    yılında,   ilk    compact  disc  dünya   marketlerinde  satılmaya  başlandı.   1988 yılında, "Dj Times" adlı müzik dergisi dj'ler için çıkarılmaya başlandı.

1990'lı   yıllarda,  dans  müziği  yapan  dj'ler  arasından  marka olabilenlerinden bazıları  başka ülkelere turnelere çıkmaya başladılar.

1991  yılında "Mobile Beat" adlı bir dergi  turnelere çıkan  dj'ler   için   yayınlanmaya başladı. 1996  yılında,  "Mobile Beat" dergisi ilk Mobile dj toplantısını Las Vegas'da yaptı.

1992  yılında  MP3 (ses dosyalarını sıkıştırmaya olanak sağlayan bir teknoloji standartıdır) piyasaya çıktı,

1993 yılında ilk internet radyo istasyonu ve 1995 yılında ilk sürekli yayında olan internet radyo istasyonu açıldı.

1990'ların   sonlarında  ise  dj.  ve  vj.'lerin  kendi  müzik  ve  video'larını   yaratmaları  için software programları geliştirilmeye başlandı.

1999 yılında da, ilk  dosya paylaşım  sistemi  olan  "Napster"   ve    sonrakiler;  "Kazaa", "Limewire",   "iMesh",   "Morpheus",   "BearShare"   kullanımına   başlandı.  Bu  sıralarda, Kanada'daki AVLA(Audio Video Licensing Agency) MP3  dj'liği  lisansı  için  bir  duyuru yaptı.  Bunun  anlamı  ise, dj'ler  kendi  hazırladıkları   compilation   cd'lerin  yayın  ve  satış  haklarını  bu  şirkete  vererek  para  kazanabilecek, üstelik  istedikleri şarkıları da kolayca  elde edebileceklerdi.

2000’lerin ilk yıllarında  ise  play list'ler daha sıkı bir şekilde denetlenmeye başlandı.

2001   yılında,   "Apple  Computer"   "iPod"u  (taşınabilir  dijital   mp3  müzik  çalar) piyasaya  sundu.  Kısa   zamanda  yüksek  satış  rakamlarına  ulaşan   bu  taşınabilir  dijital  mp3  müzik  çalar, müzik  severlerin  gözdesi  oldu. Bu  kolaylık  ve rahatlık da  "MP3J" ile amatör  dj'lere  dj.  olma   yolunda   ışık   tuttu. İlk  olarak  doğu  Londra'daki  klüplerde  ve daha  sonra  New York'da  kullanılmaya  başlanan  "MP3J"  (iki "iPod") ile "iPod  geceleri" de düzenlenmeye  başlandı.

2001  "Mobile  Beat"   dergisi   ve   "ProDj.Com",  turnelere de  çıkan  dj'lere  yeni  ufuklar  açmak için güçlerini birleştirdi.

Son  yıllarda  dj.  müziği dünyasında  devrim  yaratan "Final Scratch" ise  belkide   şu an için gelinen  son  nokta.  Bilgisayardaki   ses   dosyalarının  iki  adet  çözülmüş plak ile çalınmasını  sağlayan   bu   sistem için;  standart   kartuşları  olan  iki  adet turntable, "Final Scratch 10K", dj. mixer, minimum 500 MHz prosesörlü bir laptop ve ses sistemi yeterli.

 

© 2010 - Pro Music Club