'Can UZUN' Kimdir?Nasıl başladım? & Dj. (Discjockey/Deejay)70'li yılların sonlarında, ulusal radyolarımızda genellikle aynı ve çoğunlukla tarihlerini de açıklamadıkları için hangi zamana ait olduğunu bilmediğimiz şarkılar çalardı (o zamanlar dış kaynaklı müzik deniliyordu). Ulusal televizyonumuzun durumu ise içler acısıydı. Ağırlıklı olarak Fransızca ve İtalyanca biraz da Almanca şarkıların egemen olduğu alıcılarımızda çok az sayıda İngilizce şarkılar çalardı. Oysa 70'li yılların sonlarında ağabeyim dj'lik yapıyor ve evimize bir sürü plak getiriyordu. Ama bu plaklarda dinlediğim şarkıların hemen hemen hiçbiri bizim evdeki alıcılarımızda çıkmıyordu. Henüz 12-13 yaşlarındayım ve bu durumu çözmeye çalışıyordum. Çatıya çıkıp antenle oynasam yada televizyonumuzda bulunan kanalları gezsem de zaten başka bir televizyon kanalı yoktu ki! Ama yine de o zamanlardaki radyolarımız için fazlaca negatif şeyler söyleyemem. En azından bize ait olan şarkılarımızı bol bol çalıyorlardı. Neyse ki 81 yılı geldiğinde, Ankara Tunalı Hilmi caddesindeki kuğulu pasajın alt katında bulunan “Quadro music” tabelalı küçük bir plakçı dükkanında çalışmaya başlayınca neyin ne olduğunu anlamaya başladım. Artık daha yeni şarkıları dinleyebiliyor ve gerekli şeyleri de öğrenebiliyordum. Çalıştığım plakçı dükkanının ortağı "Erol" da bir dj'di. Daha başka ne isterdim ki şimdi! ? Artık piyasada çalışan dj’lerle de tanışmaya başlamıştım. Dj’ler bizim dükkana uğrayıp yeni plakları soruyor, dinliyor, satın alıyorlardı. Doğal olarak dj’lerle arkadaş olmaya da başlamıştım. O yıllarda, özellikle cumartesi - Pazar günleri 13.00 - 18.00 saatleri arasındaki çay partileri pek revaçtaydı. Ben de çay partilerinde dj arkadaşlarımın çaldığı mekanlara gider onların çaldığı müzikleri dinlerdim. Bizim dükkandan satın aldıkları şarkıları hangi sırayla ve nasıl çaldıklarına dikkat eder, kullandıkları cihazları incelerdim. Bazen de kız arkadaşlarıyla dans edeceklerinde yada tuvalet molalarında dj kabinini 10 - 15 dakikalığına bana bırakırlardı. O dönemlerde yaşım küçük olduğu için, geceleri hem evden izin vermedikleri hem de dj’lerin çalıştığı mekanlara özgürce giremeyişim yüzünden yaşımın bir önce 18 olmasını çok istemişimdir. 1982 yılı yaz sezonunun ilk günleriydi. Ankara’dan birkaç kafadar arkadaşla birlikte Marmaris İçmelerdeki “Disco Fiesta”ya personel olarak gittik. Asıl amacımız tabii ki çalışarak bedava tatil yapmaktı ve zaten öyle de oldu. Para biriktiremedim ama, tecrübe biriktirdiğime bugün eminim. O gün için henüz profesyonel dj’lik tecrübem olmadığı için beni barmen seçmişlerdi. İtiraf edeyim ki o ana kadar barmenlik tecrübem de hiç yoktu. Ama diğer barmen arkadaşım daha evvel biraz barmenlik yapmıştı ve işi biliyordu. O zamanlar içki ve kokteyl çeşitleri şimdiki kadar fazla olmadığından, işi yeteri kadar kavramak benim için de pek zor olmamıştı. Birkaç ay barmenlik yapmayı sürdürdüm. Tüm personel gibi dj’imiz de kafadar arkadaş grubumuzdandı. Sezon ortalarında dj’imizin babası rahatsızlanınca Ankara’ya dönmek zorunda kalmıştı. Sezon ortasında yeni profesyonel bir dj bulmak imkansız olduğu için, “aramızda bu işi bir tek Can yapar” dediler ve nihayet beni dj seçtiler. Dj’lik serüvenimin tam anlamıyla başladığını söyleyebileceğim “Disco Fiesta”da, Yunan Rodos adasından gelen bir plak kafamı çok karıştırıyordu. Bu plak mix'li (geçişli) bir plaktı ve içerisinde Indeep, KC&The Sunshine Band, Captain Sensible, Men At Work, Michael Jackson, The Weather Girls, Grand Master Flash vb. gruplar ve çok sevdiğim parçaları vardı. Ancak bu parçalar o kadar güzel sıralanmış ve mix'lenmişti ki çok heyecanlandım. Ve bu plağı defalarca dinleyerek mixing (geçiş) anındaki büyüyü çözmeye çalıştım. Plak, neden daha yavaş ritimli parçalarla başlıyordu ve her bir sonraki parçada da neden daha da hızlanıyordu? Bu parçaların orijinali bende vardı ama neden orijinal halinden daha hızlı çalıyordu? Evet çözmem gereken bir şey vardı ama inanın neyi çözmem gerektiğini ben de bilmiyordum. Ve Marmaris’te sezon sonu geldiğinde yapmam gereken ilk ve tek şey bu plağı yalvar yakar mekanın sahibi sevgili “Tanju Sembol” ağabeyimizden istemekti. “Tanju” ağabey beni severdi. Çünkü sezonu tamamlayan ve kendisini hiç yalnız bırakmayan sayılı sadık personelinden biri de bendim. “Tamam Can bu plak sana hediyem olsun” dediğinde, sanki dünyalar benim olmuştu. Marmaris’ten Ankara’ya getirdiğim en büyük tecrübe bu plaktı. İlk işim bu plağı dj arkadaşlarıma dinletmek oldu. Hepsi bu plağı dinleyince çok şaşırmıştı. Hatta bu plağı benden satın almak için çok uğraştılar ama ben bu plağı satmak yerine “Erol”a hediye ettim. Çünkü bana dj’liği öğrenmem için çok destek olmuştu. Kimbilir belki de benim yaptığım bu jest karşılığında “Erol”da bana bir jest yapacaktı bir gün. Ve öyle de oldu; “Erol” başka bir mekana transfer olunca, beni de “Sergen Club”a tavsiye etti. “Erol”a hediye ettiğim plağa da yeniden kavuşmuştum. Çünkü “Erol” bu plağı “Sergen Club”a satmıştı. Bu çok doğaldı, çünkü o zamanlar mekanların plak arşivleri mekan tarafından satın alınarak oluşturulurdu. Hatta yanlış anlaşılmamak için de dj’ler mekana gelirken yada mekandan çıkarken ellerinde pek plak taşımak istemezlerdi. Böyle durumlarda ellerindeki plakları mekan sorumlusuna gösterirlerdi. Mix’li plağımla Marmaris’te başlayan maceramız artık “Sergen Club”ta devam edecekti. Artık daha yeni iki “Dual” pickup’ım da vardı. Mix’li plağımı defalarca ve dikkatle dinliyordum. O kadar çok dinlemiştim ki ümidimi ve cesaretimi kaybetmeye başlamıştım. Bu işi kendi kendime çözemeyeceğim dediğimde yorgunluktan bitab düşmüştüm. Ve o an bir mucize oldu sanki ve parmaklarım pickup üzerinde bulunan (+) ve (-) sembollerin bulunduğu pitch control ayarlarına çarptı. Birden bire ritim inanılmaz bir şekilde düştü ve ne yapacağımı şaşırdım. Artık şarkı çok daha düşük bir devirle çalıyordu ve inanılmaz bir devir farkı vardı. Pickup’ı bu şekilde bırakamazdım ve mutlaka eski haline getirmeliydim. Açıkçası pickup’ı bozmuş olmaktan da korkuyordum. İyi hatırlıyorum ki çok fazla terlemiştim korkudan. Eee nasıl eski haline getireceğim şimdi ben bunu? Başladım pitch control'u yeniden kurcalamaya ve bulmam gereken şeyi de sonunda buldum; pitch control bir dj için en önemli şeymiş. Diğer dj arkadaşlarına neden sormadın diye soracak olursanız eğer; inanın bu konuda onlar da hiç bir şey bilmiyorlardı. 1984 yılı boyunca her gün, gündüz saatlerinde mekan uygun olduğu için prova yapabilme şansımı iyi kullandım. Üstelik aynı yıl değerli patronlarıma “Technics SL-1200 MK2” turntable’ları da satın aldırmayı başarmıştım. O dönem için iyi geçişler, hatta sunum ve rap'ler de yapabilen 18 yaşında bir gençtim artık. Tabii benim yapabildiğim rap’ler o günlerde popüler olan rap parçaların bazı bölümleriydi. Fakat daha sonra bu alanda kendimi geliştirmeyi düşünmedim. Özellikle burada yanlış algılanmak istemediğim için vurgulamak isterim ki; ben bir rapper değilim (emek isteyen her işe saygı duyulmalı). 1987 yılına kadar çalıştığım ve gerçektende okul gibi bir mekan olan "Sergen Club"tan ayrılma sahnem çok üzmüştü beni. Birçok şeyi orada ve onların imkanları ile öğrenmiştim. Bir yıl boyunca her gün gündüz saatlerinde prova yaptığım mekan olan, 1960'lı yılların ortalarında açılmış "Sergen Club"ta son derece iyi bir plak arşivi ve efsane turntable "Technics SL-1200 MK2"leri geride bırakıp gidecektim. Ve gittim… Yüreğim "Sergen Club"ta bedenim "Şömine"de çalışmaya başladım. Yani yeniden eski "Dual" pickup'larla çalışmak koşuluyla maalesef, ama hani para kazanmanız da gereklidir ya! işte öyle bir şey di bu durum. "Şömine", bana tam altı kat daha fazla maaş ve sigorta önermişti . Dört yıla yakın bir süre de orada çalıştım. İlk Amerikan “Billboard” dergisi ile “Şömine”de tanışmıştım. Haftalık olan siyah-beyaz ağırlıklı sayfaları, listeler ve şimdiki kadar gereksiz seviyede süslü olmayan güzel müzik haberleriyle doluydu. Plaklarımızı da genellikle “Billboard” dergisinden sipariş verirdik. Geçmişten bugüne dj'lik olgusu nasıl doğmuş, gelişmiş ve bugün hangi noktada?. Evet, yaklaşık 100 yıllık bir geçmişi olan dj'liğin bugün ulaştığı gelişim şahsen beni son derece gururlandırıyor. Dj'lerin müzik sunumuna ve müziğe katkıları, eğlence dünyasına etkileri, dj. ekipmanları, ses sistemlerinin gelişimi üzerindeki teknik payları, kayıt sistemlerinin yenilenmesi, efekt seçeneklerinin arttırılması gibi ve daha nice konularda bitmeyecek faydaları, kısacası yaratıcılıklarına ihtiyaç olduğu kabul görmüş durumda. Promusicclub
Can UZUN
|